Banner
| ANASAYFA | DERNEK | FORUM | GALERİ | ZİYARETÇİ DEFTERİ | KAYBETTİKLERİMİZ | ASKERDEKİLER | YENİDOĞANLAR | İLETİŞİM |

MENÜ
ANASAYFA
TARİHÇEMİZ
DERNEK
FORUM
GALERİ
DUYURULAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ
KAYBETTİKLERİMİZ
YENİ DOĞANLAR
ASKERDEKİLER
LAKAPLARIMIZ
RADYO LISTESI
SOHBET
TURNUVA
İLETİŞİM
SİTE HARİTASI
DUYURULAR
Oyun Sitemiz Acıldı.
Www.OyuNuZayi.CoM Oyun Sitemiz Acıldı.Gitmek İçin
1.BEYKIRDER TURNUVASI
1. BEYKIRDER Futbol Turnuvasi Sonunda bitti.Büyük çekismeye sahne olan...

Sohbet Odamız Acıldı...
Sohbet Odamız Acıldı.Sohbet odamızda Sohbet etmek için
www.Beypazari.Info
Sitemizin Forum Bölümüne Bugunden itibaren www.beypazari.info adresind...

Yonetim
Köyümüzde Telsim hatlar çekmeye başlamıstır.Gule gule kullanmanız dile...

Site Yönetimi
Sitemizde Sadece bilgilendirmek amaclı kurulmustur.Sitemize Köyünüze a...

Ziyaret İstatistiği
1  - online ziyaretçi
10  -  bugün
83  - dün
99  -  iki gün önce
81  -  üçgün önce
73  -  dörtgün önce
49222  -  Toplam
DOST SİTELER
Flash Oyun
Linux Hosting
Teknodezi
Matematik Sitesi
Astarcioglu
PosLu.NeT
Üregil Köyü
Adaören
Kirbasi Belediyesi
VarBaK.CoM
Denizli İlimiz
Akarca
Bedava Oyunlar
BiGA Gürçeşmeliler
Çanakkale Şehitlerimiz
BulSam
SeckinlerLPG
Site Ekle
OyunUzayi.CoM
Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle

BEYPAZARI TARİHİ

Beypazarı Ankara'nın 100 Km kuzeybatısında, eski Ankara-İstanbul yolu üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayaş, Güdül, Nallıhan ve Kıbrıscık İlçelerinin ortasında sosyal, kültürel ve ekonomik merkez olma özelliğini korumaktadır.

Anadolu'nun tarihi seyrine baktığımızda, Beypazarı ilçesine ilk çağda HİTİT, FRİG, GALAT, ROMA, BİZANS, daha sonra da ANADOLU SELÇUKLU ve OSMANLILAR'ın egemen oldukları görülmektedir.

Beypazarı, Roma döneminde, İstanbul'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunmaktadır. İlk adı LAGANİA'dır. Bilge UMAR 'ın Türkiye'deki "Tarihsel Adlar" adlı kitabında Lagania' nın anlatımı yapılmış ve 'Kaya Doruğu Ülkesi' anlamına geldiği sonucuna varılmıştır. M.S. 6.yy' a kadar adı Lagania olan Beypazarı'nın adı bu tarihten sonra değişmiştir. M.S. 491-518 yılları arasında hüküm süren Doğu Roma (Bizans) imparatoru Anastasios'un o dönemlerde piskoposluk merkezi olan Lagania' yı ziyaretine atfen şehrin adı, "Lagania-Anastasiopolis" ( ANASTASİOS kenti ) olarak değişiyor.

Türklerin Sultan Alparslan komutasında Anadolu'ya girmesinden kısa bir süre sonra Marmara'ya ulaşmaları ile Beypazarı da ilk Türk akıncıları ile karşılaşmıştır. Selçuklu yönetimindeki Beypazarı, konum itibarı ile sık sık göç eden Türkmen boylarına yurt olmuştur. Bu boylardan en önemlisi Kayı boyudur. Selçuklu Sultanlığı'nın kendilerine yurt olarak yer gösterdiği bu Türk boyu, Gazi Gündüzalp yönetiminde ilk önce Ankara civarına yerleşmiştir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in dedesi Gazi Gündüzalp'in mezarının Beypazarı'nın Hırkatepe köyünde olduğu bilinmektedir.

Selçuklular döneminde Beypazarı, İstanbul-Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Beypazarı, Orhan Bey'in Ankara'yı alması ile Hüdavendigar (Bursa) Sancağı'na bağlanarak Osmanlı yönetimine geçmiştir. Beypazarı 1868 yılından itibaren siyasi yönetiminde yer değişikliği ile Ankara'ya bağlı bir kaza olarak önemini sürdürmüştür.

Osmanlı Devleti'nin toprak rejimi ve askeri sisteminin bel kemiğini oluşturan Tımarlı (Anadolu) Sipahi Merkezleri'nden birisi olan Beypazarı; yöredeki Sipahi Beyi'ne ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna istinaden BEĞ BAZARI diye adlandırılmıştır.

EVLİYA ÇELEBİNİN SEYAHATNAMESİNDE BEYPAZARI

Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde (Hicri 1058 Miladi 1638) Beypazarı'ndan şöyle bahseder:

" İlk kurucusunu bilmiyorum. Fakat ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah'ın veziri Dinar Hezar'dır. Onun için şehre "Germiyan Hezar" da derler.

Haftada bir gün güzel süslü bir pazar kurulup, bütün kıymetli eşyalar bulunur. Halkının uğraşları tiftik keçisi olduğundan, pazarında sof çok satılır.

Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her hafta etraf köylerinden 10 bin insan toplanır.

Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır. Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi yoktur. Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum.

Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41 mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri yoktur. Çarşı içinde cami güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır.

Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet cömert bir kimsedir.

Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi renk renk sof giyerler. Türk şehri olduğundan halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi demenin güzel bir ifadesidir. Yedi tane hanı vardır. Çarşı içindeki güzel bir han yanmıştır. Hamamları, 600 dükkanı vardır. Çarşıda kasaplar içinden akan dere kenarında hafta pazarı olur. Dere burada şehrin aşağı tarafından akarak bir nehir vasıtası ile Sakarya'ya dökülür. Şehir yüksek yerde olduğundan caddeleri kumsalca ve kaldırımsızdır. Halkı garipsever ve cömert kişilerdir. Kadınları gayet edepli ve akıllı olurlar.

Bağ ve bahçesi çoktur. Bostanlarından bir çeşit kavun olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Misk ve hamamber gibi kokusu vardır. Şehir halkının çoğu bu kavundan zerde pişirir. İçine tarçın ve karanfil korlar. Muaviye'nin icat ettiği zerdeden tatlı bir zerde olur. Bir çeşit yeşil armudu olup, yuvarlak olduğu gibi dördü beşi de bir okka gelir. Gayet hoş ve suludur. İstanbul'a nice bin kutu armudu pamuklar içinde hediye gider. Bu armudun eşini acem diyarından başka yerde görmedim. Bir çeşit siyah arpası olur ki, gayet yağlıdır. Ata çok vermekten çekinilmelidir. Sahrasında pirinci olur ki, gayet pişkindir. Velhasıl etrafı geniş, eşyası ucuz ünlü bir şehirdir. Şeyh İvaz dede adında bir de türbesi vardır."

BEYPAZARI
TARİHÇESİ
RESİMLERİ
TURİZM
EKONOMİ
ULAŞIM
KÖYLERİMİZ
GÜMÜŞ İŞLEME
YÖRESEL GİYİMİ
YÖRESEL YEMEKLERİ
GEZİLECEK YERLERİ
MESAJLAR
SEVGİLİLER GUNU
ANNELER GUNU
BABALAR GUNU
DOGUM GUNU
YENİ YIL
KURBAN BAYRAMI
RAMAZAN BAYRAMI
KANDİL MESAJLARI
DOSTLUK MESAJLARİ
SEVGİ MESAJLARI
NEFRET MESAJLARI
HASRET MESAJLARI
TEKLİF MESAJLARI
YALNIZLIK MESAJLARI
OZUR MESAJLARI
SENİ SEVİYORUM
GÜZEL SÖZLER
ÖZLÜ SÖZLER
AŞK SÖZLERİ
SEVGİ SOZLERI
AYRILIK SÖZLERİ
DOSTLUK SOZLERİ
ESPİRİLİ SOZLER
ETKİLEYİCİ SOZLER

Get your own Chat Box! Go Large!
Önemli Linkler eXTReMe Tracker