|
Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof
ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her
hafta etraf köylerinden 10 bin insan toplanır.
Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda
olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından
ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır.
Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda
yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi yoktur.
Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya
üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum.
Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41
mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri yoktur. Çarşı içinde cami
güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır.
Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis
ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri
kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve
olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır.
Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi
tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet
cömert bir kimsedir.
Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi renk renk sof
giyerler. Türk şehri olduğundan halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi
demenin güzel bir ifadesidir. Yedi tane hanı vardır. Çarşı içindeki
güzel bir han yanmıştır. Hamamları, 600 dükkanı vardır. Çarşıda kasaplar
içinden akan dere kenarında hafta pazarı olur. Dere burada şehrin aşağı
tarafından akarak bir nehir vasıtası ile Sakarya'ya dökülür. Şehir
yüksek yerde olduğundan caddeleri kumsalca ve kaldırımsızdır. Halkı
garipsever ve cömert kişilerdir. Kadınları gayet edepli ve akıllı
olurlar.
Bağ ve bahçesi çoktur. Bostanlarından bir çeşit kavun
olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Misk ve hamamber gibi kokusu
vardır. Şehir halkının çoğu bu kavundan zerde pişirir. İçine tarçın ve
karanfil korlar. Muaviye'nin icat ettiği zerdeden tatlı bir zerde olur.
Bir çeşit yeşil armudu olup, yuvarlak olduğu gibi dördü beşi de bir okka
gelir. Gayet hoş ve suludur. İstanbul'a nice bin kutu armudu pamuklar
içinde hediye gider. Bu armudun eşini acem diyarından başka yerde
görmedim. Bir çeşit siyah arpası olur ki, gayet yağlıdır. Ata çok
vermekten çekinilmelidir. Sahrasında pirinci olur ki, gayet pişkindir.
Velhasıl etrafı geniş, eşyası ucuz ünlü bir şehirdir. Şeyh İvaz dede
adında bir de türbesi vardır."
|